Hükümetten hurda araçlar için müjde

17 Nisan 2012, Salı, 19:44:34 | EKONOMİ, OTOMOBİL | 181 views | Yorumlar Kapalı
Hükümetten hurda araçlar için müjde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 20 yaş üzeritaşıtlarınhurdaya ayrılmasını teşvik edeceklerini belirterek, 20 yaş ve üzeri olan taşıtların hurdaya ayrılmasının teşvik edileceğini açıkladı. 20 YAŞ ÜZERİ TAŞITLARIN HURDAYA AYRILMASINI TEŞVİK EDECEĞİZ”- Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 20 yaş üzeri taşıtların hurdaya ayrılmasını teşvik edeceklerini söyledi. Bakan Şimşek, Kyoto Protokolü’ne uyum süreci ve […]

Hükümetten hurda araçlar için müjde

Hükümetten hurda araçlar için müjde

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 20 yaş üzeritaşıtlarınhurdaya ayrılmasını teşvik edeceklerini belirterek, 20 yaş ve üzeri olan taşıtların hurdaya ayrılmasının teşvik edileceğini açıkladı.

20 YAŞ ÜZERİ TAŞITLARIN HURDAYA AYRILMASINI TEŞVİK EDECEĞİZ”-

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 20 yaş üzeri taşıtların hurdaya ayrılmasını teşvik edeceklerini söyledi.

Bakan Şimşek, Kyoto Protokolü’ne uyum süreci ve Türkiye’nin iklim değişikliğini de göz önünde bulundurarak, karayolu taşımacılığında karbondioksit emisyonunun azaltılması, ömrünü tamamlamış araçların bertaraf edilmesi amacıyla daha önce geçici süreli olarak yapılan 20 yaş ve üzeri olan taşıtların hurdaya ayrılmasıuygulamasıyapıldığını anımsatarak, “Biz bu yeni düzenlemeyi taşıt sahipleri adına, tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergilerinin dörtte birinin ödenmesi şartıyla, kalan; vergi aslı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları tescil plakasına kesilen idari para cezaları tahsilinden vazgeçeceğiz” şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünkü Bakanlar Kurulu ve Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantılarında ele alınan konulara ilişkin olarak yeni başbakanlık binasında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan Kanun Tasarısı Taslağı hakkında bilgi verdi. Tasarının birçok politika dokümanında öngörülen tedbirleri ve aynı zamanda yeni teşvik sistemine ilişkin düzenlemelerle birlikte bazı vergi düzenlemelerini içerdiğini söyleyen Şimşek, tasarının amacını şöyle açıkladı:

“Yatırımların teşviki, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, ilk defa hizmet ihracının teşviki anlamında bir takım adımlar atılıyor pakette. Pakette cari açıkla mücadele var. Esnafa yönelik kolaylaştırmalar, vergi adaletinin sağlanması, mükelleflere kolaylıklar var. Bir takım makro ihtiyati tedbirler bulunuyor.”

-YATIRIMLARA YAPILIŞ AŞAMASINDA TEŞVİK-

Yeni açıklanan teşvik paketini bugüne kadar yapılan en büyük vergi indirimi olarak gördüklerini söyleyen Bakan Şimşek, bu paketin hayata geçirilmesi için bir takım yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Öncelikli konulardan bir tanesinin yatırımların yapılış aşamasında destek verilmesi olduğunu kaydeden Bakan Şimşek, “Biliyorsunuz kazançlardan daha az vergi almak suretiyle biz yatırımcıları destekliyoruz. Genellikle biz bir önceki teşvik sisteminde yatırım yapıldıktan sonra biz bu desteği sağlayabiliyorduk. Yapılacak bu düzenlemeyle birlikte toplam yatırıma katkı tutarının yüzde 50’sine kadar olan kısmı, yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulatmak suretiyle kullandırılabilecektir. Yani Bakanlar Kurulu, bu kanundan sonra bir kararla illere göre yüzde sıfır ile yüzde 80 arasında bir oran belirleyecek, kurum kazancının yüzde 50’sine kadar olan kısmının yatırım aşamasında indirimine imkan sağlanacak” diye konuştu.

-“BÜYÜK VE STRATEJİK YATIRIMLARA KDV İADESİ GETİRİYORUZ”-

Büyük ve stratejik yatırımlara KDV iadesi getirdiklerini dile getiren Bakan Şimşek, “Özellikle yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon TL tutarında sabit yatırım öngörülen, stratejik yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenme ve takvim sonunda indirim yoluyla telafi edilmeyen KDV’nin izleyen yılda vergi sahibi mükellefe iade edilmesi imkanı sağlamaktadır. İlk kez böyle bir düzenleme yapıyoruz. Amacımız burada stratejik yatırımların teşvik edilmesi ve cari açıkla mücadele edilmesidir” şeklinde konuştu.

En az gelişmiş illerde işçi çalıştırmanın teşvikinin söz konusu olduğunu söyleyen Bakan Şimşek, “En az gelişmiş illerde çalıştırılan işçilerin asgari ücreti üzerinden hesaplanan,

gelir vergisi 10 yıl süreyle alınmayacak. Sigorta primi işçi ve işveren payının bir kısmının devletçe karşılanması öngörülüyor” dedi.

-HİZMET İHRACINI TEŞVİK-

Bakan Şimşek, hizmet ihracını teşvik edecek mekanizmalar geliştirdiklerini belirtti. Burada iki unsurun söz konusu olduğunu söyleyen Bakan Şimşek şu bilgileri verdi:

“Yerleşim yeri, işyeri, kanuni iş merkezi yurtdışında bulunan müşterilere, Türkiye’den verilen, yurtdışında yararlanılan, mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, veri saklama, tıbbi raporlama hizmetlerinden elde edilen kazançların yarısı vergi matrahından düşülecek. Bu hizmetlerden KDV de alınmayacak. Türkiye’de bir şirket uzaktan erişim yoluyla hizmet verecek, biz de bu hizmeti destekleyeceğiz. İşin özü bu. İkinci olarak hizmet ihracının teşviki kapsamında, yalnızca yabancılara eğitim ve sağlık alanında hizmet verilecek. Bu işletmelerin elde ettikleri kazancın yarısı vergiden istisna edilecek. Burada önemli husus şu, Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin Türkiye’de eğitim ve sağlık hizmeti görmesi desteklenmesi olacak. İşin özü, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı kurumları akredite edecek, denetleyecek. İstismarı önleyecek.”

-“İLK TESİSTE ALINAN 37 TL’LİK ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ MAKİNELER ARASINDAKİ İLETİŞİMDE ALINMAYACAK”-

Bakan Şimşek, tasarıda yer alan düzenlemelerden bir diğerinin ise bilgi toplumuna geçişin hızlandırılması için ilk tesiste alınan özel iletişim vergisinin makineler arası iletişimden alınmamasının öngörüldüğünü söyledi. Söz konusu düzenlemenin yasalaşmasının ardından, iş ve hizmetlerin merkezi bir sunucu tarafından uzaktan izlenmesi ve yürütülmesine yönelik makineler arası iletişimde 37 TL olarak alınan ilk tesis özel iletişim vergisi alınmayacak.

-“PORTFÖY YÖNETİMİ TEŞVİK EDİLECEK”-

İstanbul’un Finans Merkezi yapılması hususunda, bu tasarıda da birtakım destekler olduğunu belirten Bakan Şimşek, özellikle Türkiye’de kurulacak ve yurt dışı fonları yönetecek portföy yönetim şirketlerinin işlerliklerinin artırıldığını bildirdi. Bakan Şimşek, vergi istisnasından yararlanabilmeleri için bu şirketlerin; kuruluş, faaliyette bulunma, yönetilen fonların portföy yapısı koşullarının kolaylaştırıldığını söyledi. Bakan Şimşek portföy yönetimi teşviki konusunda şu bilgileri verdi:

“Fon Türkiye’den yönetilecek. Yurt içi kazançları vergilendirilmeye devam edecek. Yurtdışından elde edilen kazançlar vergiye tabi tutulmayacak. Bu fonlara Türkiye’den gerçek kişiler yüzde 5 oranına katılacak. Portföy yöneticileri de yüzde 20’ye kadar ortak olabilecekler. Tabii ki burada önemli olan yurtdışı kazançları vergiye tabii tutulmayacak.”

-“GERÇEK USULDEN BASİT USULE GEÇİŞ İMKANI GETİRİYORUZ”-

Maliye Bakanı Şimşek, pakette esnafın hayatını kolaylaştıracak iki önemli adım olduğunu söyledi. Bunlardan ilkinin gerçek usulden basit usule geçiş imkanı getirilmesi olduğunu söyleyen Bakan Şimşek, tasarıyla halihazırda gerçek usulde vergilendirilen mükellef, onun eş ve çocukları bir daha hiç bir şeklide basit usulden yararlanamazken, basit usul mükellef olma şartlarını kaybedenlerin tekrar basit usule dönmelerine imkan sağlandığını vurguladı.

-“ESNAF MUAFİYETİ KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR”-

Geleneksel, kültürel ve sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslekleri destekleyeceklerini söyleyen Bakan Şimşek, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi meslekleri yapanların işyeri açsa bile vergiden muaf olacağını belirtti.

-“ESNAF MUAFİYETİ BELGESİ VERİLECEK”-

Vergiden muaf olanlardan talep edenlere herhangi bir bedel alınmadan “Küçük Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi” verileceğini açıklayan Bakan Şimşek, bunun da esnafın hayatını kolaylaştıracak bir düzenleme olduğunu dile getirdi.

-“FAZLA VE YERSİZ ALINAN VERGİLERİN İADESİNDE FAİZ ÖDENECEK”-

Zaman zaman İdare’nin mükelleften fazla ve yersiz vergi tahsil edebildiğini veya mükellefin yanlışlıkla ödeyebildiğine dikkat çeken Maliye Bakanı Şimşek konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Devlet kendi alacığına faiz uyguluyor. Ancak vatandaşın kendisinden alacağına bugüne kadar faiz uygulamıyordu. Bu da vatandaş devlet ilişkisinde haksız bir uygulamaydı. Şimdi biz bunu düzeltiyoruz. Bundan sonra mükelleflerden eğer biz fazla ve yersiz olarak herhangi bir vergi tahsil edersek, faiziyle geri ödeyeceğiz. Burada hata mükelleften kaynaklanıyorsa, tabii ki mükellefin başvuru tarihinden itibaren faiz ödeyeceğiz. Yok eğer idareden kaynaklanıyorsa, ilk tahsil gününden itibaren biz faiz uygulayacağız. Hakikaten vatandaş devlet eşit sıraya gelmiş olacak.”

-“MÜKELLEFİN HAYATI KOLAYLAŞTIRILIYOR”-

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hali hazırda özellikle büyükşehirlerde kamu borcu ödemesi ikamet edilen vergi dairelerine yapıldığını belirterek, bunu değiştirdiklerini, bundan sonra kamu borcunun herhangi bir tahsil dairesine yapılabileceğini kaydetti.

-“VERGİDE ADALETİ TESİS ETMEK AMACIYLA BAZI DÜZENLEMELERE DE YER VERİLDİ”-

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasarıda vergide adaleti tesis etmek amacıyla getirilen bazı düzenlemelere de yer verildiğini söyledi. Konut teslimlerinde şu anda KDV uygulamasına gidildiğini belirten Bakan Şimşek, 149 metrekareye kadar yüzde 1, onun üzerine yüzde 18 KDV öngörüldüğünü söyledi. Bakan Şimşek, “Şimdi yeni bir düzenleme ile burada sadece metrekareye bakmayacağız. Bakanlar Kurulu’na yetki alacağız. Bakanlar Kurulu yeni oran uygulamalarını, konutun değerine göre belirleyebilecek. Burada metrekare birim değeri ve konutun vergi değeri dikkate alınarak. KDV oranlarının farklılaştırılması hususunda Bakanlar Kurulu’na yetki veriyoruz” diye konuştu.

Tasarıya göre rantı yüksek yerlerdeki konutlarda KDV oranı farklılaştırabilecek. Konut teslimlerinde; inşaatın yapıldığı arsanın değeri, konutun vergi değeri dikkate alınarak, katma değer vergisi oranını farklılaştırılabilme konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki alınacak.

-YURTDIŞINDAN YOLCU BERABERİNDE GETİRİLEN CEP TELEFONLARINDAN 100 TL VERGİ ALINACAK-

Bakan Şimşek, yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarının sayısının 1 milyonu aştığını belirterek, bu cep telefonlarından vergi alınacağını bildirdi.

Tasarıya göre yurt dışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarından, kullanıma açılması sırasında, ithal edilen cep telefonlarına benzer şekilde telefon başına 100 TL vergi alınacak.

-KONUT KİRA GELİRİ İSTİSNASININ KAPSAMI DARALTILDI-

Bakan Şimşek, tasarıyla konut kira geliri istisnasının kapsamının daraltıldığını söyledi. Mevcut uygulamada binaların konut olarak kiraya verilmesi halinde, kira gelirinin bir kısmının vergiden istisna edildiğini belirten Bakan Şimşek, geçen sene kira geliri 2 bin 800 TL’nin altında olanların bu istisnaya tabii olduğunu kaydetti. Bakan Şimşek, istisnanın bu sene 3 bin TL’ye çıkacağını söyleyerek, “Eğer sizin kira gelirinizin toplamı yıllık 88 bin TL’yi aşıyorsa, biz gelirini kaldırıyoruz. Zengine biz bu istisnayı artık tanımayacağız. Yani yıllık toplam kira geliri 88 bin TL’nin üzerinde olanlara, kira geliri aylık 3 bin TL’ye kadar olanlara tanınan istisnadan yararlanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

-TÜTÜN VERGİLEMESİNDE YENİ SİSTEM-

Bakan Şimşek’in açıkladığı tasarıya göre tütün ve mamullerinin vergilemesinde, Avrupa Birliği Ülkeleri örneklerine de uygun bir vergileme modeli getirilecek. Bakan Şimşek, düzenleme hakkında şu bilgileri verdi:

“Halen tütün ve tütün ürünleri için asgari bir maktu vergi söz konusu, bir de paket satış fiyatı üzerinde yüzde 65 nispi vergi hesaplanıyor. Bunlardan hangisi yüksekse o uygulanıyor. Şimdi vergilendirmede etkinliği artırmak ve AB örneklerine uyum için bu vergilere ek olarak, paket başına maktu vergi uygulamasını da öngören yeni bir modele geçiyoruz. Burada altını çiziyorum, herhangi bir vergi artışı söz konusu değil. Biz sadece burada Bakanlar Kurulu’na yetki alıyoruz. Bakanlar Kurulu sistemde bu etkinliği artırmaya yönelik, çerçeve düzenleme ve yeni bir düzenleme konusunda yetkiye sahip olacak.”

-“YEŞİLAY’A YAPILACAK BAĞIŞ VE YARDIMLAR VERGİ MATRAHINDAN İNDİRİLEBİLECEK”-

Bakan Şimşek, tasarıda yer alan diğer düzenlemeler hakkında da bilgi verdi. Yeşilay’a yapılacak bağış ve yardımların vergi matrahından indirilebileceğini söyleyen Bakan Şimşek, “Burada ‘iktisadi işletmeler’ hariç diyoruz. Yeşilay’a yapılan makbuz karşılığı yapılan nakdi yardım ve bağışların vergi matrahından indirilmesine imkan sağlıyoruz” dedi.

Bakan Şimşek, ayrıca tasarıyla Hazine’nin yurtdışında kira sertifikası ihracının vergisel açıdan kolaylaştırıldığını söyledi.

-“FİRMALARIN ÖZ KAYNAKLARINI KULLANMAYA TEŞVİK EDECEK BİR MODELE GEÇİYORUZ”-

Bakan Şimşek, tasarıda firmaların borçlanma yerine öz kaynaklarının kullandırılmasını özendirecek düzenlemelere de yer verildiğini açıkladı. Bunun için de Bakanlar Kurulu’na yetki alındığını kaydeden Bakan Şimşek, “Bakanlar Kurulu, yatırım maliyetine eklenenler hariç, işletmelerde kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin, faiz, komisyon, vade farkı, kar payı gibi benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının yüzde 10’una kadar olan kısmı, Bakanlar Kurulu kararı halinde kazancın tespitinde gider olarak indirilemeyeceği hususu. Bunu neden yapıyoruz: Amaç sermayeyi güçlendirmek. Öz sermaye kullanmayı teşvik etmek. Bir miktar aşırı borçlanmayı sınırlamak. Burada da hemen uygulamaya geçeceğiz diye bir şey söz konusu değil. Biz makro ihtiyari tedbir olarak bunu ele alıyoruz. Bakanlar Kurulu’na yetki alıyoruz. Gerekirse bu yetki kullanılacak” dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan ve Bakan Şimşek, toplantı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başbakan Yardımcısı Babacan, bireysel emeklilik sistemine ilişkin soru üzerine, sistemi oluştururken, bireysel emeklilik şirketleri ile çok yakın çalıştıklarını, görüşlerini aldıklarını ve dünyadaki uygulamalara baktıklarını söyledi. Dünyada da en verimli ve en iyi sonuç alınan modelin bu model olduğu konusunda fikir birliğine vardıklarına dikkat çeken Babacan, vergi avantajı açısından bakıldığında şu anki sistemden katılımcıların ancak yüzde 35’inin yararlanabildiğini, yeni sistemden ise herkesin yararlanacağını vurguladı. Sistemin bütçeye yükünün ilk etapta ciddi boyutta olmayacağının altını çizen Başbakan Yardımcısı Babacan, kaç kişinin sisteme gireceğinin, ne kadar kalacağının çok önemli olduğunu kaydetti. Sistemin en önemli özelliğinin Türkiye’nin tasarruf oranını artırması olduğuna işaret eden Babacan, toplam tasarruf oranlarının artmasının, Türkiye’nin genel anlamda risk primini düşüreceğini ifade etti.

-BABACAN: “3 AYLIK GEÇİŞ SÜRECİ UYGULANACAK”-

Babacan, şu andaki bireysel emeklilik sisteminde olan vatandaşların aynen sistemde kalmaya devam edeceklerini, haklarının birikmeye devam edeceğini bildirdi. Birikmiş haklarla ilgili herhangi bir problem olmadığını kaydeden Babacan, 3 aylık geçiş süreci koyduklarını belirtti. Bilgi işlem sisteminde devlet katkı payının oluşturulması gerektiğini söyleyen Babacan, “Bireysel emeklilik sisteminde de, bunları merkezden takip eden kuruluşlarımızda da bunları takip eden bir sisteme de ihtiyaç var. Daha sonra birikecek haklar ise yeni sisteme göre birikecek” diye konuştu.

-“DEVLETİN KATKISI VATANDAŞIN DAHA ÇOK TASARRUF ETMESİ İÇİN ÖNEMLİ”-

Bir soru üzerine Babacan, devletin katkısının vatandaşın daha çok tasarruf etmesi ve uzun süreler tutması için önemli olduğunu söyleyerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Gençlik yıllarında ileriki yaşlar için bir kenara, yatırımını, birikimini, tasarruf konulmalı. Bunun teşvikinden bahsediyoruz burada. Bireysel emeklilik şirketleri burada biliyorsunuz, bir aracı pozisyonunda. Bireysel emeklilik şirketi, bu fonların sadece yönetimini üstleniyor. Bu fonların sahibi değil, bu fonların sahibi vatandaşımız. Fonların, tüzel kişiliği ile bireysel emeklilik şirketlerinin tüzel kişiliği birbirinden ayrı. Onlar sadece bu sistemin aracılığını götürüyorlar. Yürütüyorlar. Burada ki biriken fonların hangi usul ve esaslara göre yönetileceğini Hazine Müsteşarlığı belirliyor. Hazine Müsteşarlığı kurallar koyuyor. Uzun vadeli bir yatırım olduğu için, uzun vadeli bir tasarruf olduğu için daha güvenilir ve getirisi daha öngörülebilir cinsten enstrümanlar bireysel emeklilik sistemlerinde tercih ediliyor. Bu sadece Türkiye’de değil. Dünyanın her yerinde tercih ediliyor. Bu fonlar tamamen Hazine karından oluşmuyor. Bunun içerisinde hisse senedi ve diğer enstrümanlara da yer veriliyor. Ancak belli oranlarda, belli sınırlar içinde yer veriliyor. Eğer vatandaşımız sisteme koyduğu, tasarruf ettiği rakamı, öngörülen sürelerden daha erken bir şekilde çekerse, devlet katkısı payını, hakkını belli oranlarda kaybedecek. O rakam tekrar devlete dönmüş olacak. Bireysel emeklilik şirketine herhangi bir şey kalmıyor. Burada kullanılmayan hak, tekrar devlete dönmüş olacak. Devlet aslında bu verdiği desteği aslında emanet olarak veriyor. Ancak sen sistemde uzun süre kalırsan bu desteğim orada duracaktır diyor. Erken ayrılırsan belli oranlarda bu desteğimi ben geri alırım diyor devlet. Dolayısıyla adil ve sistemde daha uzun süre kalmayı, daha çok teşvik edecek bir sistemi beraberinde getirmiş oluyoruz.”

-“İÇERİDEN VE DIŞARIDAN TALEBE BAĞLI OLARAK İHRAÇ MİKTARLARI AYARLANACAK”-

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kira sertifikasına ilişkin bir soru üzerine şu açıklamalarda bulundu:

“Kira sertifikası ile ilgili çalışma hem yurt içi, hem yurt dışı piyasa için geçerli olacak. Kendi içimizde de, iç piyasada da tasarruf sahiplerinin, yatırımcıların önemli miktarda talebi olacağını düşünüyoruz. Bu Türk lirası cinsinden olabilir, euro olabilir, dolar olabilir. Farklı çeşitte, farklı sürelere sahip ve getiri yapıları da farklı enstrümanlar olabilir. Bunun da kendi içinde farklı çeşitleri olacak ve her birinin ayrı ayrı piyasası olacak. Dediğim gibi günlük işlem görecek kira sertifikaları. Rakamsal olarak şu anda bir hedef vermemiz doğru değil. Bu enstrümanlarla ilgili herhangi bir rakam öngörmedik. Ne kadar piyasa açılırsa, ilave ne kadar talep olursa, ona göre karar verilecek. Piyasa şartlarına bağlı olacaktır. İçeriden ve dışarıdan talebe bağlı olarak ihraç miktarları ayarlanacaktır.”

-“BAKANLAR KURULU’NA VERİLEN YETKİLER TAMAMEN ANAYASA İLE UYUMLU”-

Babacan, Bakanlar Kurulu’na verilen yetkilere yönelik soru üzerine vergi konusunun aslında Meclis’in bir düzenlemesi olduğunu vurguladı. Anayasa gereği Meclis’in, Bakanlar Kurulu’na sınırlar içinde kalmak üzere yetki devri yaptığını söyleyen Babacan, “Kanunla vergi düzenlemesini yaparsınız, sınırlarını belirlersiniz, o sınırlar içerisindeki oranlarda uygulama detaylarında Bakanlar Kurulu yetki alır. Dolayısıyla bu yapılanlar, tamamen Anayasa ile uyumlu ve daha önceki uygulamalarla da paralel bir çalışmadır” şeklinde konuştu.

-BAKAN ŞİMŞEK:“YETKİLER BELİRLİ SINIRLAR İÇİNDE VERİLİYOR”-

Bakan Şimşek de, tasarılarda Bakanlar Kurulu’na verilen yetkilere yönelik açıklamalarda bulundu. Bu yetkinin belirli sınırlar içinde verildiğini söyleyen Şimşek, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Bu verginin belli kesimlere farklılaştırılması konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki veriliyor. Şimdi biz diyoruz ki, basit örnek veriyoruz. 50 metrekarelik bir daire Etiler’de 1 milyon dolara satılacak. Öte yandan 250 metrakerelik bir daire Batman’da 100 bin TL’dir. Biz Batman’daki daireden yüzde 18 KDV alacağız. Etiler’dekinden ise yüzde 1 KDV alacağız. Bakanlar Kurulu’na biz değerini de dikkate alacak şekilde bir yetki alıyoruz. Burada yine vergi adaletini sağlamaya yönelik bir düzenleme söz konusu.”

-“SADECE YABANCILARA HİZMET VEREN HASTANE DEĞİL, NORMAL KURULU BİR HASTANENİN YURTDIŞINDAN GELENLERE VERECEĞİ HİZMET DESTEKLENECEK”-

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hizmet ihracını teşvik çerçevesinde yalnızca yabancılara eğitim ve sağlık alanlarında hizmet vereceklere tanınacak vergi istisnasının uygulanmasına ilişkin bir soruyu yanıtladı. Bakan Şimşek, sağlık ve eğitimde hastanenin yabancılara hizmet vermesinin değil, yabancının oradan hizmet alması, Türkiye’de yerleşik olmayanların hizmet alması durumunda, alınan hizmetler çerçevesinde vergisel teşvik verileceğini belirtti. Vergisel teşviklerin Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimi ve kontrolünde verileceğinin altını çizen Bakan Şimşek, sadece yabancılara hizmet veren bir hastane değil, Türkiye’de normal kurulu bir hastanenin yurt dışından gelenlere hizmet vermesinin destekleneceğini kaydetti.

-“TÜTÜN VE ÜRÜNLERİNDE HERHANGİ BİR VERGİ ARTIŞI ÖNGÖRMÜYORUZ”-

Bakan Şimşek, konut kira geliri istisnasının kapsamının daraltılmasına yönelik bir soruya karşılık, “Yıllık 88 bin TL ücretin menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ve diğer kazançları da kapsıyor. Yani 1 yıl içinde bir mükellef, 88 bin TL’nin üzerinde bir kazanç elde ettiyse, bundan sonra bu sene için gayrimenkul sermaye iradı beyannamesi verirken, 3 bin TL’lik istisnayı kullanamayacak. Tamamen, yüksek kazanç elde edenlerin istisnasını kaldırıyoruz, Amacımız, hep söyleniyor ya vergide adaleti sağlayın, doğrudan vergileri artırın. Yaptığımız düzenleme yine bu çerçevede” cevabını verdi.

Bakan Şimşek, tütün mamullerine ilişkin vergi düzenlemesine ilişkin yeni modelin vergi yükünü artırıp artmayacağına yönelik bir soru üzerine şu açıklamada bulundu:

“Biz tütün ve tütün mamullerinde model değişikliğine gidiyoruz. Ama burada vergi yükünde herhangi bir artış öngörmüyoruz. Neden biz de farklı değiliz ki, hakikaten son yıllarda belli ürünlerde, vergi yükündeki artışa paralel olarak, bizim bu sistemi daha etkin hale getirmek için tedbir almamız gerekiyor. Burada tamamen bir çerçeve içinde sistemi daha etkin hale getirmeliyiz. Bizim şu an itibarıyla öngördüğümüz herhangi bir nisbi artıştan çok, sistemi etkin hale getirmek için Bakanlar Kurulu’na yetki alacağız.”

-“20 YAŞIN ÜZERİNDEKİ ARAÇLARIN HURDAYA AYRILMASININ ÖNÜNÜ AÇTIK”-

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir soru üzerine 20 yaşın üzerindeki araçların hurdaya ayrılmasının önünü açtıklarını söyledi. Zaten araçların hurdaya ayrılmasının Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın bir şekilde teşvik ettiğini belirten Bakan Şimşek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Araç hurdaya ayrıldığında taşıtın durumuna göre 3-4 bin TL’yi aşan bedeller alıyor. Vatandaş, aracın yaşı 20’yi geçmesine karşın hurdaya ayırmıyor. Bunun nedeni geçmişten kalan yükümlülükler. Şimdi ne yapıyoruz: Diyoruz ki vergi aslının dörtte birini ödersen, biz diğer bütün cezalardan, işte faizinden, vergiden vazgeçeceğiz. Böylece, hakikaten yaşı geçmiş araçların hurdaya ayrılmasının önünü açacağız. Dolayısıyla bu anlamda hem bir vergisel teşvik söz konusu hem de zaten Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın verdiği destek söz konusu” diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Babacan ise Maliye Bakanı Şimşek’in bu konudaki açıklamalarına ek yaptı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın binek otomobiller için bir uygulama yapmadığını belirten Babacan, “Kamyon, tanker, otobüs ve belli ölçünün üzerindeki minibüsler için uyguluyor. Maliye Bakanlığı’nın yeni düzenlemesi ağırlıklı olarak binek otomobilleri ilgilendiren bir düzenleme” diye konuştu.

-“VATANDAŞLARDAN ALINAN FAZLA VERGİNİN İADESİNDE TECİL FAİZİ UYGULANACAK”-

Bakan Şimşek, bir soru üzerine vatandaşlardan fazla vergi tahsil edilmesi durumunda bu paraların faizi birlikte sahiplerine iade edilmesi uygulamasında tecil faizinin uygulanacağını açıkladı. Şimşek, vatandaştan fazla yapılan tahsilatın yüzde 12’lik faiziyle birlikte iade edileceğini kaydetti.

Bakan Şimşek, mevduatın şu anda yüzde 80’inden fazlasının 3 aydan az bir vadeye sahip olduğunu belirterek, amaçlarının bunu artırmak olduğunu kaydetti.

ANKA

haber7 den alıntıdır.

Yorumlar Kapalı

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.